Dedektif Haydar Geçerer’in Satranç Maceraları – 8: Kara Murat Benim!

Haydar Geçerer: “Merhaba Oya! Aramıza hoş geldin!”

Oya: “Teşekkür ederim efendim. Benim için büyük bir onur. Ancak elim boş gelmedim. Benim çok sevdiğim, mesleğe girmeme de ön ayak olmuş bir dayım var. Sizden eğitim alacağımı söylediğimde, o benden daha çok sevindi. Başarılarınızı eskiden beri izliyormuş. Sizle yalnız bir kez karşılaşmış.”

Şahmat: “Çok ilginç. Dayının adı nedir?”

Oya: “Kara Murat ile Akşemsettin’ de; o anlar!” dedi.

Şahmat: “Sinoplu Muzaffer Bey! Demek sen onun yeğenisin! Tekrar hoş geldin! Gerçekten bize bir armağan getirmişsin. O zaman bugün size, dayının vaktiyle bana sorduğu soruyu sorayım. Bu sefer konumu ben dizmeyeceğim.”

Soru şöyleydi:
“Rüya zamanında, rüya dünyasının güney batı ucundaki Adana’da Kara Murat’ın bir süvarisi otururmuş. Adana’nın hemen doğusunda Adıyaman, hemen kuzeyinde ise Aydın varmış. Akşemsettin Uşak’ta yaşarmış. Akşemsettin’in, Ordu ve Tokat’ta iki hisarından başka, Mersin, Eskişehir, Çorum, Denizli, Bitlis, Elazığ ve Bursa’da yaya birlikleri bulunurmuş. Kara Murat Nevşehir’de nam salar ve bir süvarisi de Urfa’yı beklerken, yaya birliklerini Kocaeli, Muş, Antep, İzmir, Malatya, Rize ve Samsun’a yerleştirmiş. Bazı şehirlerde ise, ne Aşemsettin ne de Kara Murat’ın birlikleri varmış.
Soru: Isparta’da ne varmış? Akşemsettin’e mi yoksa Kara Murat’a mı aitmiş?”

Gençler hiç bir şey anlamamışlardı. Soruyu tekrar ettirip, sözcüğü sözcüğüne not aldılar ve düşünmeye başladılar.
Uzunca bir süre kimsenin aklına bir fikir gelmedi. Uzun süren sessizliği, dışarıdan gelen sert bir araba freni sesi bozdu ve dikkatleri iyice dağıldı. Bu fırsatı kullanarak bir şeyler yediler ve kahvelerini içtiler. Sonra tekrar yoğunlaştılar ve bir süre sonra Neşe “sanırım buldum!” dedi.

Neşe bu soruyu nasıl çözmüştü?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Paylaşım