Dedektif Haydar Geçerer’in Satranç Maceraları – 4 : Rok Gizemi

Şahmat sabah oldukça erken saatte beni aradı: “Biraz önce Hakkı’ya telefon ettim gelirken poğaça getirmesin diye. Poğaçadan içimiz kurudu. Bugün değişiklik yapalım. Sen gelirken sandviç ile ayran getir.”

“Bir kere de sen evden çık Şahmat!” dedim, “Biraz yürümek sağlığına iyi gelir. Ayrıca, neden telefonla sipariş vermiyorsun?” Sonra sanırım hat kesildi!

Çaresizce sandviç ve ayranları yüklenerek Şahmat’ın evine gittiğimde, gençler çoktan gelmişlerdi ve gözleri elimdeki pakete kilitlenmişti. Paketi masaya bırakmamla aç kurtlar gibi saldırmaları bir oldu. Hakkı “Nereden alıyorsun ağabey bu sandviçleri? Çok lezzetliymiş!” diye diye üç koca sandviçi, bir kaç dakika içinde mideye indiriverdi.

Karınlar doyup, Hakkı’nın yaptığı köpüklü Türk kahveleri içildikten sonra Şahmat, tahtaya dizdiği konumu göstererek: “Bu konumda, ne siyahın ne de beyazın son hamlelerinde bir taş almadığı belirtiliyor. Hamle siyahta ve soru şu: Siyahlar rok yapabilir mi? Yani, hâlâ rok yapma hakları var mı?

Soru şöyleydi:

Neşe ve Hakkı, tahtaya yine boş gözlerle bakmaya başladılar.

Hakkı: “Ne bileyim ben, rok hakkı var mı, yok mu?” diye söylenirken Neşe: “Soru bu şekilde sorulduğuna göre, demek ki yanıt da bulunabiliyor. Efsane Müfettiş Haydar Geçerer’in düşünme biçimini öğreniyoruz; sen sürekli mızmızlanıyorsun. Biraz sus da düşünmeye çalışalım.”

Aradan hayli vakit geçmiş ancak gençler pek ilerleme sağlayamamışlardı. Hakkı, soruyu hızlıca çözseler kazanacakları boş vakti çoktan gözden çıkarmış, “Akşamki konsere aldığım biletler yanar mı?” sorusuna odaklanmıştı.

Neşe biraz aşama kaydedecek gibiydi:

“Sanırım önce beyazın son olarak hangi hamleyi yaptığını bulmak gerekiyor. Sen de biraz düşün de, konseri kaçırma Hakkı.”

Elbette o geceki konser kaçtı. Oya ve Hakkı da koltuklara sıkışıp biraz dinlenmeye çalıştılar. Gece üç sularında Oya “Eureka!” diyerek kıvrıldığı koltuktan zıpladı ve satranç tahtasının başına geçti. Elinde bir de not defteri ve kalem vardı. Bir şeyler yazıyor, sonra beğenmeyip üstünü çiziyordu. Sonunda çözümü bulduğuna emin oldu. Heyecandan tekrar uyuyamadı. Herkes uyanana kadar odada aşağı-yukarı yürüdü.

Şahmat, günün ilk ışıklarıyla beraber odaya girdi ve Oya’nın heyecanlı gözlerinden sorunun çözülmüş olduğunu anladı. Oya’nın düşünme yöntemi nasıldı?

Düşünme yöntemini göster

Beyaz en son hangi hamleyi yapmış olabilir?

  • Son hamlesi eğer Şg1 idiyse bu, siyahın bir önceki hamlesinde Kh8 şah çektiği anlamına gelir. Bu durumda siyahın roku bozulmuştur.
  • Son hamle Kf1 olamaz, çünkü kaleyi ancak e1 karesinden f1’e gelebilir. Oysa Ke1 şah çekiyor olacağı için, hamle beyazdayken kale e1’de olamazdı.
  • Son hamlede taş alınmamış. Yani beyaz son olarak piyonların hiç biriyle oynamamış.
  • Geriye rok kalıyor. Eğer beyazın son hamlesi rok idiyse, bir önceki hamlesinin de exf3 olması gerekir. Bu durumda siyahın bir önceki hamlesi (exf3 ile 0-0 arasındaki hamle) neydi? Şah ya da kaleyle oynadıysa rok bozulmuştur. Fd1 oynamış da olamaz, çünkü piyon c4’te iken, e2’de fil olması illegal. Demek ki, siyahlar bir hamle önce, d1’den bir taş alarak fil çıkmış. Bu durumda, exf3 hamlesine de e2 sürmüş olmak zorunda -ki bu durumda da beyazlar rok atamıyor-
  • Demek ki, siyahlar, şah ya da kaleyle en az bir hamle yapmışlar ve rok hakları kalmamış.

 

[sakla]

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Paylaşım